Kır düğünü

Aynada kendisine baktı. Işıl ışıldı. Uygun tonda, göz alıcı bir makyaj. Lüle lüle, açık kestane saçlar. Dökülen simlerle parlıyordu ışık altında. Dışarıda hafif bir müzikle konuklar ağırlanmaya başlamıştı. Çok güzel olacaktı bu düğün.
O gün dünya evine girecekti Pınar.
2 yıldır sevgilisi Koray’la bu anın hayallerini kurmuşlardı. Koray işinde terfi ettiği dolayısıyla maaşı arttığı zaman plan yapmaya başlamışlardı. Düğünün nerde olacağına, kaç kişiyi davet edeceklerine, evin yeri ve dizaynına, balayına, istedikleri çocuk sayısına kadar herşeyi planlamışlardı. Pınar sahip olduğu moda tasarım atölyesinde kendisi tasarlamıştı gelinliğini. Bunun yanında Koray’ın giyeceği takım da Pınar’ın eseriydi. Tüm çalışanlar bu mutlu güne davet edilmiş, 1’er maaş ikramiye bile verilmişti. Kızların kendi gelinliği için sarfettikleri emek için bu değerdi.
Rahatsız edici bir ses geliyordu kulaklarına.
Düğün hazırlıklarına Koray da yardım etmişti. Koray’ın gelemediği durumlarda en yakın arkadaşı İrem eşlik ediyordu kendisine. Zevkli kızdı İrem. Kendisi gibi o da moda tasarım eğitimi almıştı. Ama mesleğini değerlendirmiyordu. Beraber çalışmaları çok güzel olurdu.
Rahatsız edici sesi duymaya devam ediyordu.
Nikahın kıyılma vakti gelmişti artık. Açık yeşil alanda konuklar dikkatlerini masaya doğru gelmekte olan çifte yöneltti. Pınar gelinliğinin içerisinde bir melek gibiydi. Tüm dikkatlerin üzerine çevrildiğini biliyordu. 2 ay çalışmıştı o gelinlik için. İlgiyi hak etmeliydi. O düğünde bir peri gibi olmalıydı. Olduğunu biliyordu. Koray’ın çektiği sandalyesine otururken bu düşüncelerinden kurtuldu.
Rahatsız edici ses etkisini arttırarak gelmeye devam ediyordu.
Nikah memurunun bilindik sorusuna coşkulu bir şekilde “evet” demişti. Eksik kalmaması gereken bir formaliteyi de Koray’ın ayağına basarak gerçekleştirmeyi ihmal etmedi. Alkışlar arasında evlilik cüzdanını, nikah memurunun elinden aldı Pınar. Mutluluğu tarifsizdi. Ve sıra dansa gelmişti.
Ses sinirlerini bozmaya başlıyordu artık.
Koray’ın gözlerinin içine bakıyordu. Yanni’den “First Touch” parçası yardım ediyordu danslarına. Çok mutluydu Pınar. Herşey bu kadar mükemmel olmamalıydı.
Çalar saati kapatmak için doğruldu yatağından.
Saatine baktı. Rüyadan uyanma vaktiydi. İşe gitmeliydi. Patroniçeleri Emel Hanım’ın düğünde giyeceği gelinliği dikmeliydi. Bir kır düğünüyle dünya evine girecekti Emel Hanım. Gelinliğinde göz alıcı olması gerekirdi. Kalktı yerinden, işe gitmek için hazırlanmaya başladı.
Yarım saat sonra iş yerindeydi. İşe koyulma vaktiydi. Gelinliğe göz gezdirdi Pınar. Çok güzel bir gelinlikti gerçekten.
“Benim de böyle bir gelinliğim olsaydı keşke” diye geçirdi içinden.
ayyash07

Yorum Yapın